AKCİĞER KANSERİ NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Röntgende doğrudan kanser kitlesinin kendisi görülebileceği gibi, kitlenin dolaylı olarak neden olduğu belirtiler de saptanabilir.
BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİSİ
Kanser düşünülen ya da kanser saptanan her hastada yapılması gereken bir incelemedir. Tomografi sayesinde, akciğer röntgeninde görülemeyen 1 santimetreden küçük kitleler saptanabilir. Hatta, özel ince kesitli tomografi ile 3 mm boyutundaki kanserler bile görüntülenebilmektedir.
Tomografi yapılmasının sebebi hastalığın yaygınlığının belirlenebilmesidir, çünkü akciğer kanseri tedavisi hastalığın yaygınlığına göre planlanır. Bu sayede, tümörün büyüklüğü, komşu dokulara yayılıp yayılmadığı, lenf düğümlerinde büyüme olup olmadığı anlaşılır ve bunlara göre hastanın ameliyat olup olmayacağına karar verilir.
Uzak organlara sıçrama olup olmadığının anlaşılabilmesi için de o organların, mesela beyin ya da batın tomografisi yapılır. Kemik metastazlarının saptanmasında ise kemik sintigrafisinden yararlanılır.
Bazı hastalarda, halk arsında kısaca ‘emar’ adıyla bilinen manyetik rezonans incelemesi de gerekebilir. Bu yöntem, özellikle hastalığın metastazlarının (beyin, kemik, yumuşak doku…) belirlenmesinde işe yaramaktadır.
PET
Ülkemizde de yeni yeni uygulanmaya başlanan bir tanı yöntemidir. PET ile, kanserin metastazlarını %85 oranında saptamak mümkün olabilmektedir.
BALGAM İNCELEMESİ
Akciğer kanseri şüphesi olan hastalarda yapılabilecek en kolay inceleme balgamda kanser hücrelerinin aranmasıdır. Buna balgam sitolojisi ismi verilir. Balgam sitolojisi bazen yanılgılara neden olabilir.
Bu yöntem, özellikle büyük bronşlarda yerleşmiş olan kanserlerin tanısı için uygundur. Bronkoskopi veya diğer tanısal girişimler için uygun olmayan hastalarda da uygulanabilir.
BİYOPSİ
Kesin kanser tanısı için mutlaka biyopsi yapılması gerekir. Bu şekilde hem kanser tanısı kesinleşmiş olacağı gibi, kanserin hücre tipi de belirlenmiş olur. Hücre tipi tedavi bakımından çok önemlidir. Tedavi, yani ameliyat, kemoterapi, ışın tedavilerinin seçimi hücre tipi il ilgilidir.
Biyopsi bronkoskopi ile veya bilgisayarlı tomografi altında göğüs duvarından bir iğne batırılarak yapılır.
BRONKOSKOPİ
Bronkoskopi, ucu ışıklı özel bir alet aracılığıyla bronş sisteminin incelenmesidir ve akciğer kanseri tanısında en değerli yöntemdir. Bronkoskopi ile, akciğerlerin ancak ameliyatla erişilebilecek noktalarını, hastaya hiçbir sıkıntı ve zarar vermeden görmek ve değerlendirmek mümkün olabiliyor.
Eskiden kullanılan metal bir boru şeklindeki bronkoskopların yerinin, ondan çok daha ince olan ve bükülebilen fiberoptik bronkoskoplar almıştır. Fiberoptik bronkoskopi girişiminin hastalara verdiği rahatsızlık çok azdır ve gerektiğinde aynı hastada bile bir çok kereler tekrarlanabilir.
Bronkoskopi, genellikle oturur durumda ve burun yoluyla yapılır. Hastanın işlemden önce en azından 4-5 saat öncesinden aç olması gerekir. Önce, lokal anestezi yapılır, yani özel bir ilaç ile hastanın burnu, boğazı, genzi ve solunum yolları uyuşturulur. Bazı özel durumlarda, mesela aşırı heyecanlı hastalarda narkoz altında da uygulanabilir. İşlem süresi, hastanın özelliğine ve yapılacak girişimlere göre değişmekle birlikte, genellikle 10-15 dakika kadardır.
Bronkoskopide, hastalıklı ve şüpheli görülen yerlerden biyopsi alınır veya bronşların yıkanmasıyla elde edilen lavaj sıvısının incelenmesiyle bir çok akciğer hastalığının kesin tanısı konmuş olur. Uzman kişilerce, dikkatle seçilmiş hastalara yapılacak bronkoskopinin hiçbir önemli tehlikesi yoktur.
Halk arasında bronkoskopiden çok korkulur ve biyopsi yapılan hastaların artık bir daha iyi olmayacaklarına, hastalığın ilerleyeceğine inanılır. Bunların hiç birisi doğru değildir.
AMELİYATLI BİYOPSİLER
Bazı durumlarda balgam sitolojisi ya da bronkoskopi ile kesin tanı konamayabilir. Böyle hastalarda ameliyatlı biyopsilere baş vurulur. Bunlar içinde günümüzde en çok baş vurulan yöntem kısaca VATS adıyla bilinir.
VATS’ da, göğüs duvarı üzerinde çok küçük bir delik açılarak akciğer dokusundan görerek biyopsi alınır.
VATS yöntemi genel narkoz altında, ameliyathanelerde yapılır. Hasta hiçbir acı hissetmez ve 1-2 gün içinde de taburcu edilir.
Akciğerler arası boşlukta bulunan lenf düğümlerine erişmek içinde mediastinoskopi adı verilen yönteme baş vurulur. Bu da, genel narkoz altında, cerrahi girişim uygulanması düşünülen hastalara uygulanan bir tanı yöntemidir. Belirli lenf düğümlerine sıçrama olduğu anlaşılırsa, ameliyattan vazgeçilir.















bütün bu yazılanları okudum.
anlayamadığım çok konu var.
ben yıllarca alkol ve sigara kullandım.
şimdi çok sık griple karşılaşıyorum
göğüs hastalıkları uzmanına gittim,müzmin boronşitten kaynaklanan rahatsızlık ve kalbin arka kısmındaki bölgenin kötü olduğu söylendi.
ben tomografi çektirdim,orada 1cm. ye yaklaşan nödüller olduğu görünüyor.
bu nödüllerin ne olduğunu öğrenmenin tek yolu biopsimidir,bunu öğrenmek istiyorum.aslında yorum olması gerekirken sorunlarımı yazmış oldum.
kafam çok karışık.
yanlış biriş yapmak istemiyorum.
verdiğiniz bilgiler için teşekkür eder zamanınızı aldıysam özür dilerim.
saygılarımla.
Sayın Merhaba öncelikle selam vererek başlamak istiyorum.Birazdan gireceğim konular sizin hoşunuza gitmeyebilir belki bu yazıyı okumadan “saçmalık” deyip hafif göz kapaklarınızla tozdan ayıklarsınız.
Hemen hemen her yazınızda her bilginin aksini söylüyor ve bunu çözümünü üretmeyerek kişilerin kafasını daha da karıştırıyorsunuz. Örneğin kolesterol ile ilgili bir furya dediniz belki doğrusunuz çözümü üretmeyerek siz acaba kimin ekmeğine yağ sürüyorsunuz.! sizde bilmiyorsunuz.
O halde siz bir hekim doktor olarak kolesterol ile ilgili bir çalışma veya bir buluş için bir çabanız olumu olduysa neden bizimle paylaşmıyorsunuz. Veya ne zaman paylaşacaksınız.
Bitkisel ilaçların boş olduğunu söyleyecek kadar bilginiz olmadığını sizde kabul ediyorsunuz o halde yorum yaparken veya yazarken biraz daha düşünmenizi tavsiye ediyorum.Artık bilmediğiniz konuda yorum yaparak insanları yanlı yola saptırmayın.
Her defasında bu ilaç boş, eczacı bilmiyor doktor bilgisiz…. Eee biz kime inanacağız size mi? Sizin ne kadar bilgi sahibi olduğunuzu bize ispatlamanız gerekmez mi?
Saygılarımla
Sayın Ahmet Hocam Merhaba öncelikle selam vererek başlamak istiyorum.Birazdan gireceğim konular sizin hoşunuza gitmeyebilir belki bu yazıyı okumadan “saçmalık” deyip hafif göz kapaklarınızla tozdan ayıklarsınız.
Hemen hemen her yazınızda her bilginin aksini söylüyor ve bunu çözümünü üretmeyerek kişilerin kafasını daha da karıştırıyorsunuz. Örneğin kolesterol ile ilgili bir furya dediniz belki doğrusunuz çözümü üretmeyerek siz acaba kimin ekmeğine yağ sürüyorsunuz.! sizde bilmiyorsunuz.
O halde siz bir hekim doktor olarak kolesterol ile ilgili bir çalışma veya bir buluş için bir çabanız olumu olduysa neden bizimle paylaşmıyorsunuz. Veya ne zaman paylaşacaksınız.
Bitkisel ilaçların boş olduğunu söyleyecek kadar bilginiz olmadığını sizde kabul ediyorsunuz o halde yorum yaparken veya yazarken biraz daha düşünmenizi tavsiye ediyorum.Artık bilmediğiniz konuda yorum yaparak insanları yanlı yola saptırmayın.
Her defasında bu ilaç boş, eczacı bilmiyor doktor bilgisiz…. Eee biz kime inanacağız size mi? Sizin ne kadar bilgi sahibi olduğunuzu bize ispatlamanız gerekmez mi?
Saygılarımla