EMEKLİ ASKERLERİN MUHTIRASI KORKUTTU AMA…
Amerika’ da emekli general ve subayların ‘ülke güvenliğinin tehlikede olduğunu’ bildiren muhtıraları, tüm ülkede ilk anda büyük heyecan yarattı ama açıklamanın devamında bu tehdidinin sebebinin …
Kişisel websitesi
Amerika’ da emekli general ve subayların ‘ülke güvenliğinin tehlikede olduğunu’ bildiren muhtıraları, tüm ülkede ilk anda büyük heyecan yarattı ama açıklamanın devamında bu tehdidinin sebebinin …
Son yıllarda salgın boyutlarında artan obezitenin, yani şişmanlık denen hastalığın en önemli iki nedeninden biri hareketsizlik, diğeri de beslenme alışkanlıklarımızdaki yanlış ve eksikliklerdir.
Obezite, yani şişmanlık bulaşıcı bir hastalık gibi tüm dünyaya hızla yayılıyor. Üstelik bu ‘’salgın’’ sadece gelişmiş ülkeleri değil, az gelişmiş olanları da ilgilendiriyor. Çevremize şöyle bir bakarsak bizde de obez insanların …
Obezitenin salgın bir hastalık gibi tüm dünyayı sardığını artık biliyorsunuz, çevremiz etrafımız ‘’şişkolarla’’ dolu. Hatta, büyük ihtimal siz de onlardan birisiniz.
Obezite, Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre son yıllarda ‘küresel salgın’ boyutlarına ulaştı. WHO, 2005 yılında 1 milyar 600 bin kişinin fazla kilolu, 400 milyon insanın ise obez olduğunu bildiriyor. Buna ülkemiz de dahil. Günümüzdeki olumsuz…
Son senelerde ilaç endüstrisi, margarin lobisi el ele verdi ve kısa zamanda tüm dünyada müthiş bir ‘kolesterol fobisi’ oluşturuldu. İnsanlar sistemli bir şekilde adeta ‘kolesterol manyağı’ yapıldı.
‘Hastaların değil laboratuar sonuçlarının tedavi edilmesi’ modern tıbbın son senelerdeki en büyük icatlarından biri; belki de birincisi.
Bunun en tipik ve güncel örneklerinin başında da ‘kolesterol yüksekliği’ geliyor. Kolesterol yüksekliği tek başına bir hastalık değil; gelecekte kalp krizi
Amerikan Pediatri Derneği’ nin kolesterol düşürücü statin grubu ilaçların 8 yaşından itibaren çocuklara da verilebileceğini bildiren bir kılavuz yayınlamasının yankıları devam ediyor.
Bizim çocukluğumuzda, bırakın ‘kutu sütlerini’ ‘şişe sütü’ bile icat edilmemişti. Sütü de bir çok başka şeyi de, meselâ yoğurdu… hatta balığı bile kapıdan geçen seyyar satıcılardan alırdık. Sütçüler genellikle atlarının iki tarafına astıkları güğümlerle satış yaparlardı.
Hayır, başlığa bakıp da bunun siyasi bir yazı olduğunu sanmayın. Bu, bildiğimiz, sofralarımızdan eksik etmediğimiz domates ! Biliyorsunuz, gazetelerde ‘falanca yiyeceğin filanca hastalığa iyi geldiği’ haberleri hiç eksik olmaz.