ZATÜRREEYE GAZEL

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
streptococcus_20pneumoniae
Paylaş

Kasım ayının son haftası ‘Zatürree Ölümlerinin Önlenmesi Haftası’’. Amaç, her yıl milyonlarca insanın, özellikle de çocukların ve yaşlıların hastalanmalarına ve ölümlerine yol açan bu hastalık hakkında toplumun bilgilendirilmesi.

Ben de bu hafta ile ilgili bir yazı hazırlamak üzere bilgisayarımın başına oturdum, ama yazıyı yazarken bilgisayar beni sürekli olarak uyarıyor, zatürrenin altını kırmızı ile çiziyor. Çünkü, bilgisayarın ‘Türkçe Yazım Denetimi’ doğru kelimeyi ‘zatürree’ olarak kabul ediyor. Tabii, Türk Dil Kurumu da.

ZATÜRREE Mİ, ZATÜRRİE Mİ

Zatürree, akciğer dokusunun iltihabı anlamına gelen Arapça bir kelime. Zat, iltihaplı hastalık, rie ise akciğer, aradaki ür ise -nın, -nin demektir. Buna göre, kelimenin doğru yazılışının, zatürrie şeklinde olması gerekir, ama, Türkçe’ de kelimeler okunduğu gibi yazıldığına göre doğru terim de zatürre olmalıdır.

Geçen gün Reşat Nuri Güntekin’ in Damga isimli romanında da bu kelimeye rastladım ve ünlü yazarımızın da bu kelimeyi benim gibi yazdığını görüp çok mutlu oldum.

Bakın kitabın 30. sayfasındaki bir cümle aynen şöyle: ‘’Böyle hiç vakasız iki buçuk sene geçti. Paşa babam, bir kış sonunda zatürrieden öldü.’’

Bir de zatülcenp diye bir kelime var. Bu da yan tarafın iltihaplı hastalığı demek oluyor ve tıp dilinde plörezinin karşılığı. Plörezi, akciğerlerin yan tarafının, yani akciğer zarlarının iltihabı ve arasında sıvı toplanmasına yol açan hastalıkların genel ismi.

ZATÜRREENİN TÜRKÇESİ

Zatürreenin Türkçe karşılığı olarak akciğer yangısı ya da akciğer iltihabı gibi terimler kullanılıyor.  Tıp dilindeki karşılığı ise pnömoni.

Halk arasında zatürree için ‘satlıcan’ veya ‘batar’ gibi karşılıklar var, ama kullanımları pek yaygın değil.

Bu vesile ile babamın bir şiirini hatırladım.

Diş hekimi ve şair olan babamın, doktorlar için yazmış olduğum ‘Solunum Yollarının ve Akciğerlerin İnfeksiyon Hastalıkları’ kitabım için bana armağan ettiği bu şiiri ben de gururla kitabımın başına koymuştum.

Herkese zatürreesiz ve hastalıksız günler dileyerek babamın zatürreeyi çok güzel anlatan bu şiirini sunuyorum:

PNÖMONİ’YE GAZEL

Satlıcan’ dır bir ismi; zatürrie diğeri
Yıllarca mesken tuttun, zavallı akciğeri

Ali kıran baş kesen: Ateş, sancı, öksürük…
Cehalet ve yoksulluk, bu şom yangına körük…

Laboratuar, röntgen, bu işi kolay kılar,
Sağlığa kavuşturur, şu  eldeki bulgular.

Önceleri sulfamid, ardından penisilin,
Yetişti imdadına çaresizin, dertlinin…

Ey halkım devası var, yeter ki erken baş vur.
Kliniğe, doktora, şapka çıkar, selam dur.

Ey Turhan, ey Nesimi, sen bir Küçükusta’ sın
İlahi mesleğin var, hastan ile hastasın.

Paylaş

Siz de yorumunuzu paylaşın: