HERKES KÖR ÂLEM SERSEM DEĞİL Kİ

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
FATİH ALTAYLI
Paylaş

tüm ülkelerde beklenin çok altında.

Almanya Sağlık Bakanı Rösler’ in açıklamasına göre Alman halkının sadece yüzde 5’ i aşı olmuş durumda. Bu oran sağlık personeli arasında ise yüzde 15 civarında.

Durum İtalya’ da da farklı değil. Hürriyet gazetesinin haberinde bu ülkedeki aşılanma oranının yüzde 5’ de kaldığı bildiriliyor.

 Anadolu Ajansı’ nın geçtiği haberde de Almanya ve İspanya’ nın elinde kalan aşıları iade etmek için üretici firmalarla ve başka ülkelerle görüşmelere başladıkları ama henüz bir sonuç alamadıkları bilgisi yer alıyor. 
      

İBRET ALINMASI GEREKEN BİR OLAY

Domuz gribi aşılarına dünyanın gösterdiği bu ilgisizlik bence mutlaka sosyolojik olarak incelenmesi gereken bir durum; bundan çıkarılacak çok önemli dersler olmalı.

Bu olayın temelinde yatan sebeplerin başında dünyanın ‘ilaç ve aşı endüstrisine karşı duyduğu güvensizliğin’ geldiği kanaatinde olduğumu defalarca söyledim; duymayanlar için tekrarlıyorum.

Bir başka üzerinde durulması gereken şey de ‘reyting ve tiraj peşindeki medyanın’ ve Sağlık Bakanlığı’ nın sorumsuz haber ve açıklamaları. Bu iki kurumun da artık insanları korkutarak ve tehdit ederek bir yere varamayacaklarını öğrenmeleri gerekiyor.

16 aralık tarihli Habertürk gazetesinin manşeti aynen şöyle: HAMİLE AŞISINDA ETKİ SORUNU ÇIKTI. TÜRKİYE’ NİN DE HAMİLELER İÇİN FRANSIZ FİRMASINDAN SATIN ALDIĞI 100 BİN DOZ DOMUZ GRİBİ AŞISI, ABD’ DE YAPILAN TESTLERDE ‘ETKİSİZ’ ÇIKTI.

Bu satırlardan her ‘normal insan’ Türkiye’ de hâmilelere uygulanan aşının etkisiz olduğunun ortaya çıktığını anlar ama

haberin devamında etkisiz olduğu bildirilen aşıların Türkiye’ de hâmilelere uygulanan aşılar değil, Sanofi firmasının Amerika’ da çocuklar için hazırladığı aşılar olduğu ortaya çıkıyor.

Fatih Altaylı bugünkü yazısında ‘’Haberimizde sorunun ABD’deki aşılarda olduğunu söyledik. Bizimki Türkiye’ye yönelik bir uyarı. Dikkat çekme haberi” diyerek aklınca işin içinden sıyrıldığını ve kendini temize çıkardığını sanıyor olmalı.

Bu, en azından ‘ciddi’ bir gazeteye yakışmayacak bir yöntem.

Ama durun, olay burada bitmiyor. Bu haber üzerine Sağlık Bakanı Fatih Bey’ i arıyor ve şunları söylüyor: ‘… Haberi okuyunca o gayet net anlaşılıyor ama Türkiye’de kaç kişi haberin detayına bakar. O başlığı gören, içini okumayacak. Zaten zorlandığımız aşı işinde daha da zorlanacağız…  ABD’deki aşıların bir bölümünde yüzde 6′lık bir antijen eksikliği görülmüş. Ancak aşılananların yeniden aşılanması gerekmediği açıklandı. Şakaya gelir tarafı yoktur. Hamile kadınlarımız eğer aşı olmamışlarsa mikrobu kaptıkları zaman ölürler.’’ diyor.

Sağlık Bakanı anlayana ‘gazetecilik dersi veriyor’ ama Fatih Altaylı bu fırsattan da ‘müthiş bir manşet’ çıkarmayı bilmiş. 17 aralık tarihli Habertürk’ ün manşeti: ‘’BAKAN: AŞI OLMAYAN HAMİLE ÖLÜR. SAĞLIK BAKANI AKDAĞ KONUŞTU: DOMUZ GRİBİ HAMİLELERE CİDDİ TEHLİKE. AŞI OLMAYAN HAMİLELER, DOMUZ GRİBİ OLURSA ÖLÜR.’’

 Sağlık Bakanı’ ımızın bu korkutma ve tehdide dayalı taktiğin işe yaramadığını hatta geri teptiğini artık nihayet görmesi lâzım. ‘Aşı olmayan hamileler, domuz gribi olursa ölür.’ sözü bırakın Sağlık Bakanı’ nı, aklı başında kimsenin ağzına yakışmayacak üstelik de hiçbir bilimsel değeri olmayan bir söz. 

Sayın Bakan, çeşitli sebeplerle (meselâ, eşi istemediği için, alerjisi olduğu için, doktoru tavsiye etmediği için, yeni gebe kaldığı için veya başka sebeplerle) aşı yaptırmayan hâmilelerin bu sözlerden domuz gribinden daha çok zarar görebileceklerini, bu tür korkuların düşük sebebi olduğunu biliyor mu acaba?

Bakanın verdiği bir yanlış bilgi de aşıdaki antijen eksikliğinin yüzde 6 değil; Sanofi sözcüsü Lavenda’ nın pek çok ajansta yer alan beyanatına göre yüzde 12 olması. Bunu olduğundan az söylemenin kime ne faydası var onu da bilemiyorum.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Medya tiraj uğruna yanıltıcı manşetler atmadığı, insanlar korkutma ve tehdit yerine tam ve doğru olarak bilgilendirilmeye başlandığı zaman!

NOT:

Yazım yayınlandıktan sonra hem Sağlık Bakanlığı’ ndan hem Fatih Altaylı’ dan konu ile ilgili açıklamalar geldi.

Önce Sağlık Bakanlığı’nın açıklaması:

”Haberde söz konusu edilen diyalogda Sayın Bakan, Pandemik A H1N1 salgınında hamilelerin risk altında olduğunu ifade etmiş ancak tabiidir ki ‘Aşı olmayan her hamile ölür’ şeklinde bir beyanda bulunmamıştır.

Pandemik grip sebebiyle gebelerde ölüm riski daha fazla olup, bu risk genel ölüm oranlarına göre 6 kata kadar çıkabilmektedir. Sayın Bakan Prof. Dr. Recep Akdağ’ın işaret ettiği hassasiyet, bu yüksek risktir.

Gebeler aşılamada öncelikli gruplar arasında yer almaktadır. Hastalıktan korunmanın en etkili yolu aşılanmaktır. Aşı, aile hekimlikleri, sağlık ocakları ve hastanelerimizde ücretsiz olarak uygulanmaktadır.’

Fatih Altaylı’ nın bu açıklamaya cevabı da aşağıda:

Sayın Bakan, ağzınızla söylediğiniz, kulaklarımla duyduğum şeyi yazdım. Zaten benim yazımda da, sizin ağzınızdan çıkan lafta da “Her” diye bir vurgu yok.

Sizin dediğiniz gibi yazdım, hem de sizin talebiniz üzerine.
Bana yalancı diyemezsiniz.
Evet hatam var.
Bir siyasetçiye güvenip söylediğini aynen yazmak hata. Keşke kaydetseydim. Ne yazık ki, ben Bakan düzeyindeki

insanların sözünün arkasında duracağını düşünür ve kaydetme gereği duymam.

Çünkü ben her zaman sözümün arkasında dururum. Adam olan da durur.

Ha, bir başka olasılık daha var.

Siz o lafı öylesine söylediniz ve ne dediğinizi bilmeden söylediniz.

 Laf olsun diye söylediniz.
Kusura bakmayın, o da benim hatam değil. O mevkide

ağzınıza geleni söyleyemezsiniz. Ağzınızdan kaçarsa da “Aman bunu böyle yazmayalım” dersiniz. Biz de yazmayız.

Sayın Akdağ, sizden bir ricam var.
Bundan sonra açıklamalarınızı yazılı geçiniz.
Çünkü sizin hiçbir sözünüzü haber yapmam.
Belli ki, ben sizin sözlerinizi aynen yazınca yine biraz sorun

olmuş malum kişiyle. Ama bunun acısını benden çıkaramazsınız.

Bu lafı aynen söylediniz.
Zaten siz de biliyorsunuz ya…
Not: Kutsal bildiğiniz herhangi bir şey varsa bu meseleyle

ilgili onun üzerine yemin eder misiniz Sayın Akdağ? Ben ederim.

Sağlık Bakanlığı ve Fatih Altaylı’ nın açıklamaları aynen bu şekilde. Kimin haklı olduğuna veya kimin doğru söylediğine lütfen kendiniz karar verin. Benden yorum yok.

Paylaş

Siz de yorumunuzu paylaşın: